20 Kasım 2009

Kablo Çizimler

Sık sık kabloları saklanmak konusunda sıkıntı yaşarız. Sanatçı Maisie Maud Broadhead bunun bir yolunu bulmuş, çok etkileyici ve estetik bir biçimde, lamba + kablo kombinasyonu ile çok güzel bir dekor oluşturmuş. Çok hoş ve etkileyici değilmi?

Kaynak:Burası


19 Kasım 2009

Entresan Örgüler, Örme Graffiti

Graffitiyi kısaca açıklamak gerekirse duvarlara yapılan resim sanatidir.Geçmişin aksine günümüzde çok gelişmiş bir seviyededir,kendi ticari sektörü,kendi giyim tarzi,kendi yasam tarzi ve kendi literatürü vardir.Graffiti çıkısı Almanyada gerçeklestimistir. 2.dünya savasindan sonra dogu bloğu belirlemek için yapilan duvar,uzun süre insanlar üzerinde özellikle doğu Almanya halki için bir baskı olmuştur.1970 lerin başında protesto amacıyla ghetto insanları çesitli yazilar yazmaya basladi.Yazilarin amaci sadece mevcut düzene başkaldırma idi,yani hiç bi sanat ruhu taşimiyodu.80'lerde graffiti kültürü gelismeye devam etti,artik insanlar sadece mesaj vermek verine görselliğe de önem veriyorlardi.Bu yüzden Berlin ve Münih graffiti sanatçilari bu konuda cok uzmanlastilar.
Dünyanın birçok yöresindeki insanlar örgü graffiti yaparak, şehri, binaları giydiriyor, çevreyi daha iyi bir hale getirmek için uğraşıyor. Aşağıda entresan örnekler var.

Daha fazla bilgi için Şuraya Bakınız






18 Kasım 2009

Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı

Küresel ısınmaya dikkat çekmek ve bilinçlendirmek amacıyla,Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından 1.000 adet buzdan heykel Berlin Gendarmenmarkt konser salonunun merdivenlerinde oluşturulmuştur. Küresel Isınmanın dünyamızı nasıl etkileyebileceği konusunda çarpıcı bir örnek olması açısından aşağıda fotoğraflara bakmalısınız.

Kaynak:Lostateminor




17 Kasım 2009

The dust art of Scott Wade

Kovboy filmleri izlerken etrafın ne kadar toz duman olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Tüm tozlu arabaların camlarına ilk önceleri "beni yıkayın" gibi cümlelerin yanısıra basit resimler yapılmaya başlandı. Neyse ki, Scott Wade daha sonra becerileri geliştirmiş, bu kirliliği Mona Lisa veya Rembrandt eserlerine benzer tablolar haline getirmeye başlamış.

Daha fazlası için Buraya Bakabilirsiniz

Ahşap Döşemeye Nakış - Bu delilik ve ilham verici!

Evinizdeki ahşap döşemeye böyle bir nakış istermiydiniz, kesinlikle çılgınca. Anlaşılan matkapla deseni delip, dayanıklı iplerle işlemişler. Fikir fikirdir çılgınca olsa bile...





Kaynak: "http://www.inspirationblog.nl" Ulaşmak için başlığı tıklayınız.

10 Kasım 2009

Saat 9’u 5 dakika 3 saniye geçe!



Bu günü dair en güzel yazıyı Hürriyet'den Sn. Yılmaz Özdil yazmış.
Sevgili Atam Işıklar İçinde uyu.

Saat 9’u 5 dakika 3 saniye geçe!


Matem günü değildir...

Doğru.


*

Yeniden doğduğu gündür...

Her sene yeniden.

*

Malum şahıs, ABD ziyaretinde Obama’yla sohbet ederken, laf dönmüş dolaşmış, genetiği değiştirilmiş organizma teknolojisine gelmiş; Obama gururla, “Bu konuda öyle ilerledik ki, neredeyse ölüyü bile diriltebilecek hale geldik” demiş... Bizimki altta kalır mı, “Bizim çalışmalarımız da müspet neticeler vermeye başladı” demiş, “Biz de DNA’larında oynayarak, 100 metreyi 3 saniyede koşan sporcular yetiştirebiliyoruz artık!”

*

Gel zaman git zaman, Obama iadeyi ziyarete gelmiş, “100 metreyi 3 saniyede koşanları” görmek istemiş... Bizimkini ter basmış tabii, “N’apacağız, rezil olduk” demeye başlamış... Ki, o sırada cingöz bir danışman devreye girmiş, “Sıkmayın canınızı efendim” demiş, “Hazır bugün
10 Kasım... Obama’yı Anıtkabir’e götürelim, Atatürk’ü diriltmesini isteyelim... Diriltemezse dünyaya rezil
olur, diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız!”

*

Atatürk’ü 29 Ekim’de pastadan çıkarmıştı bu arkadaşlar... İster misin bugün de mozoleden çıksın!

Kaynak:Saat 9’u 5 dakika 3 saniye geçe!

05 Kasım 2009

Tibet'in Gençlik Pınarı

Geçenlerde bir arkadaşımın tavsiye ettiği aşağıdaki kitabı aldım. Adında gençlik pınarı geçtiği için de bir solukta okudum, zaten oldukça çabuk okunan bir kitap. Tabiki ben kendimi biliyorum, hiçbir şeyi uzun yıllar uygulayamam, bir şey hariç o da diş fırçalama. Çok kolay olmasına karşın bu hareketleri (aslında hareket olarak bahsedilmiyor, ayin deniliyor) uzun süreler kesintisiz yapmak bana göre değil gibi düşündüm, yine de denemeye karar verdim. Sonra internetten bir araştırdım ki bu konuyu birçok kişi anlatmış, nerdeyse kitapta yazan herşeyi aktarmışlar okuyucularla. Ben de kısaca değinmek istedim.



Peter Kelder’in yazdığı “Tibet’in Gençlik Pınarı” (orijinal adı: Ancient Secret of the Fountain of Youth ) adlı kitapta yer alan, emekli bir İngiliz subayı tarafından Batı’ya aktarılan beş Tibet egzersizinin çok büyük yararları olduğu anlatılıyor. Sağlık için gerekli fiziksel hareketlerin yani sıra beslenme sırları da var.Düzenli yapıldığı taktirde,uzun yaşamak, stresi azaltmak, vucutdaki enerji akışını sağlamak, 7 ana çakra'nın açılması konusunda büyük faydalar sağladığından bahsediliyor. Uzun süre yapanlarda giderek daha enerjik ve genç görünümü sağlıyor. Hatta 'Beyaz saçlarım siyahlaştı', 'Bir haftada gözlerim iyi görmeye başladı', '130 kilodan 88 kiloya indim', 'Romatizmam vardı, yürüyemiyordum, şimdi kilometreler katediyorum', '83 yaşındayım ama belleğim bir gencinki gibi' diyen pek çok kişi olmuş. Kitabı okuyan, uygulayan, faydasını gören falan varsa bana da yazıversin bir zahmet olur mu:))


Başlangıçta her hareketin 3 kez yapılması tavsiye ediliyor. Daha sonra her hafta tekrar sayısını 2 şer arttırarak 21 tekrara ulaşıncaya kadar arttırmaya devam edilmesi öneriliyor.Yani 2.hafta her hareketi 5 kez, 3. hafta 7 kez, 4. hafta 9 kez ve bu şekilde arttırmaya devam ederek 10 hafta sonra her hareketi 21 kere yapabilir duruma gelmeliymişiz. Hareketleri animasyon halini internetten aldım, pek çok sitede var, kaynağı tam olarak belli değil.

Birinci hareket:



Faydaları : Dolaşımı geliştirerek varisli damarlar, osteoporoz ve bas ağrılarına iyi geliyor. Her gün yapmak tüm bedeni gençleştiren bir süreci başlatabilir.
Uygulanışı : Kollarınızı iki yana açarak avuç içleriniz yere bakacak şekilde saat yönünde dönün.

İkinci hareket:


Faydaları : Tiroit bezi, böbreküstü bezleri, böbrekler, sindirim organları ve prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organlar ve bezler üzerinde onarıcı bir etkisi var. Arterit, osteoporoz, düzensiz regller, menopoz semptomları, sindirim ve bağırsak sorunları, sırt ağrısı, bacak ve boyunlardaki sertliğe iyi geliyor.
Uygulanışı :
1-Sırtüstü yatarak ellerinizi vücudunuzun yanına koyun.
2-Çenenizi göğsünüze doğru yaklaştırın
3-Bacaklarınızı yere dik olacak şekilde kaldırırken dizlerinizin dik olmasına gayret edin

Üçüncü hareket:

Faydaları : İkinci gibi üçüncü de tiroit bezlerini, böbreküstü bezleri, böbrekleri, sindirim sistemi organlarını ve prostat ile rahmi de içine alarak cinsel organları gençleştiriyor. Menopoza girmiş ve düzensiz veya tembel regl dönemleri geçirme eğilimindeki kadınlar için özellikle iyi.
Uygulanışı :
1-Vücudunuzu dik tutarak dizlerinizin üzerinde durun.Ellerinizi kalçalarınızın altına dayayın
2-Çenenizi göğsünüze yaklaştırın.
3-Başınızı yavaşça mümkün olduğu kadar geriye doğru eğerken,sırtınızı arkaya doğru esnetin.

Dördüncü hareket:


Faydaları : Tiroit bezi, sindirim sistemi, prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organları ve bezleri dolaşım ve lenfatik akış üzerinde canlılık veren bir etkisi var. Karın bölgesini, uylukları, kolları ve omuzları güçlendirir. eğer sinüs tıkanıklığınız varsa bu hareketin burun deliklerinizi açtığını da fark edebilirsiniz.
Uygulanışı :
1-Bacaklarınızı ileriye doğru uzatarak yere oturun.Ayaklarınız hafifçe aralık olsun ve ellerinizi yere koyun
2-Çenenizi göğsünüze doğru eğin.
3-Başınızı mümkün olduğunca arkaya doğru eğin.
4-Kollarınızı düz tutarak ayak tabanlarınızı ve ellerinizi yere basarken dizlerinizi kırın ve gövdenizi yere paralel olacak şekilde havaya kaldırın.Adalelerinizi bir süre kasın ve ardından gevşeyin.

Beşinci hareket:

Faydaları : bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi olan dolaşım ve lenfatik akışın geliştirilmesine yardımcı olur. Derin soluk alıp vermeyi, enerji ve canlılığı uyarır. Diğer hareketlerde olduğu gibi özellikle menopoz ve düzensiz regl dönemleri semptomlarını hafifletiyor.
Uygulanışı :
1-Kollarınız dik ve bedeniniz aşağı sarkmış halde ( kobra yılanı ) şeklinde durun. Avuçlarınızı yere koyun. Başınızı yumuşak bir şekilde mümkün olduğu kadar geriye yatırın.
2-Ayaklarınızı ve ellerinizi oynatmadan,kalçanızı yukarıya kaldırın ve vücudunuzla ters v şekli meydana getirin.Çenenizi göğsünüze doğru yaklaştım.

30 Ekim 2009

Vazgeçemediğim Lezzetler

Vakit buldukça her hafta sonu farklı bir tarif denemeye gayret ediyorum. Bu kez tatilden istifade ettim ve hemen aşağıdaki tarifleri denedim.Kurabiye olmazsa olmazlarım arasındadır. Ne zaman unlu birşey yapacak veya yiyecek olsam mutlaka tatlı tercih ediyorum. Acaba gizli şekerim mi var diye düşünürüm zaman zaman, neyse ki yaptırdığım tahlillerde normal gözüküyor. Herzaman tariflerine güvendiğim Selin Çağlayan'ın sitesinde yayınladığı Şekerli Kurabiyeyi denedim, sonuç mükemmeldi. Kurabiyede tercihim kıtır kıtır olması idi, bu tarifte (sanıyorum eklenen yoğurt sayesinde) ne çok sert, ne de yumuşak bir kurabiye elde ettim. Malzeme ve ölçüleri aynen kendisinin yazdığı gibi aktarıyorum.
Malzemeler:

•1 su bardağı toz şeker
•2 yumurta (1 yumurtanın akını kurabiyelerin üzerine sürmek için ayırın, kalanı hamurun içine katın.)
•1/2 paket (125 gr.) yumuşak margarin ya da tereyağı
•2 yemek kaşığı yoğurt
•İsteğe bağlı 1 portakalın ya da limonun kabuğu (rendelenmiş) ya da 1 yemek kaşığı hindistan cevizi
•3 su bardağı un
•1 paket kabartma tozu
•1 paket vanilya
•Üzeri için 3 yemek kaşığı toz şeker.


Malzemeleri oda sıcaklığında bir gece beklettim, hamuru yaptım.

Ne çok sert ne de ele yapışacak kadar yumuşak olmamasına dikkat ettim, ceviz büyüklüğünde yuvarlaklar yaparak ilk önce yumurta akına sonra şekere batırdım.

Sonuç aşağıda görüldüğü gibi oldu. Tarif defterimin baş köşesine oturdu kendileri:)))
İkinci olarak sürekli kek tenceresinde pişirdiğim Puding'li kek tarifime muffin görünümü vermek istedim, kalıplara dökmeyi tercih ettim. Bu muffini Akçahan'ın daha önce verdiği tariften uyguladım.

Malzeme:
. 3 adet Yumurta
. 1 su bardağı Şeker
. 1/2 su bardağı Süt veya Su (ben süt kullanıyorum)
. 1/2 su bardağı sıvı yağ
. 1 Paket Çikolatalı Pudding
. 1 Paket Kabartma Tozu
. 2 su bardağı un (elenmiş)
Yumurta ve şekeri iyice çırptıktan sonra süt ve yağ ekleyip, sırasıyla puding, kabartma tozu ile birlikte elenmiş unu ekleyip akıcı bir hamur elde ettim.



Kalıplara döktüm, kabaracağı hesaba katılarak miktar ayarlanmalı notunu unutmadan söylemeliyim. Ben biraz kaçırmışım, bazılarında şekil bozuklukları oldu.

Önceden 180 derecede ısıttığım fırınımda pişirdim. 30 dakikada falan pişti. Herkes kendi fırınında kürdan testi yaparak istediği süre pişirebilir.
Sonuç aşağıdaki gibi bir görüntü ve müthiş bir lezzet. Fırından çıkarınca kurumaması için üzerine temiz bir bez örtüp servise kadar beklettim.


28 Ekim 2009

Cumhuriyet Bayramı


Tarihte eşi görülmemiş bir kurtuluş mucadelesiyle askeri gücünü tüm dünyaya kanıtlayan ve bağımsızlığını dişiyle sökerek alan Türk Ordusunun dahi baskumandanı büyük Atatürk'un, sosyal ve siyasal alandaki sayısız başarılardan ve attığı hayati adımlardan birinin yıldönümünü kutladığımız büyük gün, en büyük bayram bugün.

12 Ekim 2009

Kapı, Sepet, Kutu Süslemeleri

Biliyorum uzun zaman oldu, çok yoğun bir yaz geride kaldı. Daha önce yaptığım nikah şekerleri sepetinin ve kapı süslemesinin fotoğraflarını çekmiştim onları ekledim. Ayrıca dün bir ilhamla kapladığım iki adet kutuyu paylaşmak istedim.

Nedense adım adım fotoğraf çekip anlatamıyorum, iş bitince aklıma geliyor fotoğraf çekmek. Oysa ziyaretçilerin faydalanması açısından bunu yapmalıyım.


Çöpçümüyüm neyim diye kendi kendime kızarım birşeyler biriktirdiğimde. Ama gün geliyor işe yarıyor. Yukarıdaki kutu daha önce bana gelen bir hediyenin kutusu. Düz silindir bir kutu, zaman içinde eskidi, kirlendi. Bende kutuyu parça dantelle kapladım, yine atmadığım yapay çiçekleri bir araya getirerek üzerine silikonla yapıştırdım. Dantel herzaman şık bir görüntü oluşturuyor. İçinde yine atamadığım kurdelelerim var:)))



Yukarıdaki kutu çok bilinen bir mağzanın tanıtım kataloğunun kutusu. Astarı yüzünden pahalı bir kutu, ahşap, çok iyi boyanmış simsiyah birşeydi. Onun kapağını da pembe dantelle kaplayıp, daha önce yakma usulü ile yaptığım çiçeği kurdele ve yapay çiçeklerle birleştirip ortasına ekledim.

Nikah şekerlerini koymak için yapılan sepette oldukça işe yaradı. Kapitone ile kaplandı ve pembe tül ile fırfır yapıldı.




Kapı süslemesini için 5 mt düz tül aldım ve ortadan sıkıca bağladım. Artan tülü düğümün etrafına yaydım ve içine hazır aldığım demet çiçeği sabitledim. Birkaç tane nazar boncugunu kurdeleye sabitleyip çiçeğin etrafından doreli kurdele ile birlikte bağladım. Bu giriş kapısı idi, ayrıca merdivenlere de yine tül, çiçek ve kurdele ile süsler yaptım (maalesef çekmeyi unutmuşum). Çok basit ama şık bir görüntü oldu, herkes tarafından beğenildi.